22 Aralık 2008 Pazartesi

...



Böyle bir günde çalışmak istemiyorum,
kuzumu sıcacık yatağından,
uykusunda kucaklayıp ,
sarıp sarmalayıp bohça yapıp sokağa çıkarmak istemiyorum,
takside gözünü açıp taa gözlerime bakıp ne olduğunu anlamaya çalışmasını istemiyorum,
tekrar o gözlerin uykuya yenik düşüp uyumasına dayanamıyorum
onu bırakıp bir elimde hardalla yağmurda eve dönerken ağlamak istemiyorum
insanların bana tuhaf tuhaf bakmasını istemiyorum
ıslak üstbaşdan kurtulup tekrar giyinip işe gitmek üzere yola çıkmak istemiyorum minibüse binip parayı uzatınca göztepeye kadar gider burda inin arkadaki minibüse binin diyen şöförle muhatap olmak istemiyorum
sanki gözüme sokarcasına ön sıradaki koltukta oturan adamın elindeki gazetede "çalışan anneler çocuğuna karşı suçluluk hissediyor" yazan zaman gazetesini görmek istemiyorum.....

Ben böyle soğuk ve yağmurlu günlerde kızıma sıkıca sarılıp,
sıcacık yatağımızda uyumak istiyorum hiç birşey düşünmeden .....

11 yorum:

  1. Ne kadar güzel anlatmışsın, hepimizin duygularına tercüman olmuşsun.
    Çok zor gerçekten çalışan annelerin işi.
    Ben de ocakta işe başlıyorum, teyzemiz bakacak Candaş'a. Kendi evinde bakmak istiyordu ama ben senin blogdan tecrübeli oldum galiba ki, O'nun evimize gelmesini istedim ısrarla. Kabul da etti. Yoksa çok zor uyuyan çocuğu yatağından koparıp götürmek.
    Senin için ne dileyeyim bilmiyorum. Çalımak da gerekiyor...Suçluluk duyma bence. Sonuçta Onlar için çalışıyoruz, artık herşey Onlar için. Belki hiç anlamayacaklar bunu ama gönlümüz rahat olsun. Sen de üzme kendini.
    Sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  2. Gülay'ın, belki hiç anlamayacaklar lafına katılmıyorum. Çalışan annenin çocuğu olma gururunu taşıyacak çocuklarınız. Bu da tamamen size kalmış.
    Sonradan pişmanlık duyacağınız bir şey yapmayın.
    Hayat herkesin kendi hayatı. Herkes kazanır. Başkaları için fedakârlık yapmak değil bu, çocuğun için zaten fedakârlık yapıyorsun, anne olmakla, kadın olmakla bu memlekette fedakârlık yapıyorsun.
    İşin yarınını da düşünün, işe yaramaz bir ev kadını diye bakabilir çocuk size, anne sevgisini sıfıra indirebilir. Sizi hiç takmaz, tınmaz, bir şey bilmezsin sen havasına girer.
    Yanlış anlamayın ama bu işin doğası bu.
    Bence çalışan anneler, çalıştıkları için gurur duymalı ve kız çocuklarını da, önce altın bilezik (meslek) sonra altın yüzük (evlilik) diye yetiştirmeli.
    Kusura bakmayın, ukalâlık gibi gelebilir sizlere ama, bence işin gerçeği de budur.
    Asla çalışma hayatını bırakmamalı anneler bence.
    Sevgiyle kalın!

    YanıtlayınSil
  3. Herhalde en kötüsüde kuzunuzu sıcacık yatağından ,uykusundan kaldırmak. Biz çalışan annelerin problemi. Bu arada sizin kuzunuz irem çok güzel bir kız. maşallah!

    YanıtlayınSil
  4. valla bir ev hanımı olarak zoruma gitti yazdıklarınız!!! Ben kendimi işe yaramaz yada ne anlarki diye düşünecek biri olarak görmüyorum.Sonuçta en zor işlerden birini yapıyorum.Bu dünyaya bir insan yetiştirmeye çalışıyorum.Çalışan insanlarıda takdir ediyorum.Figenin içinde bulunduğu durum anneliğin duygusal tarafı.Herkes tabiki sıcacık evinde çocuğuyla olmak ister.Bence sizde kusura bakmayın ama gerçekten ukalalık etmişsiniz...

    YanıtlayınSil
  5. Analık iznimi bitirip işbaşı yaptığım ilk gün geldi aklıma yazınızı okuyunca, akşam olduğunda Ece nin protestoları 5 aylık çocuğun yüzüme bile bakmayarak resmen beni protesto etmesi. Ertesi sabah vurgun yemiş bihalde işe gelip tesadüf eseri nette bir pedagog ile mailleşmem acayip rahatlatmış ve olaya bakış açımı değiştirivermişti. Pedagog demiştiki "bırakın sizi protesto etsin etsinki kendini geliştirip açabilsin, bütün bu süreci doğal karşılamalı ve gelecekte bu tür tepkilerini ortaya koyabilmeye çok ihtiyacı olacağını bilmelisiniz" Ayrıca yapılan araştırmalar çalışan annelerin çocuklarının çalışmayanlara göre bir çok açıdan daha iyi yetişip çocuklarında anneleriyle gurur duyduklarını ispatlamış durumda. Bunları çok iyi bilsekte zaman zaman içimizi acıtıyor bu durum çok iyi biliyorum ve vede yaşıyorum :)

    YanıtlayınSil
  6. bu sabah yaşadıklarıma dair bir içini dökme idi bu yazdıklarım , 16 aydır kaç kere aynı şeyleri hissettim ama buraya hiç yazmadım ,yazamadım ....
    çalışan annelerin yaşadıklarından daha çocuk sahibi olmadan haberdardım , en yakınım kardeşim vardı örnek olarak karşımda ...
    çalışmaktan şikayet değil yazdığım , kızıma karşı çaresizliğim sadece...
    ev hanımı yada çalışan anne ikisinde de büyük sorumluluğu var annenin evladına karşı, kimbilir daha kaç kere yaşıcağım böylesi günler...
    iyisi kadar, kötüsüyle de paylaşabilmekti duygularımı ...
    yorumlarınız için teşekkür ederim .

    YanıtlayınSil
  7. merhaba. İremi görünce seslice 'hiiiii' diyiverdim...
    nasıl tatlı maşallah
    boncuk gibi
    tabi zor gelir sabahları ona sarılıp uyumak, koklamak varken kalkıp gitmek...
    ama biliyosun bizim çalışmamızın onlarada bizede çok faydası var
    ev hanımlığınında, iş kadınlığınında getirisi götürüsü var naapalım...
    sen dök içini böyle hissettiğin günlerde...
    bizde okuyup paylaşalım
    sevgiler...

    YanıtlayınSil
  8. figen'cim ben şu an çalıştığım için Ardahan'a tayin oldum. Ve tüm düzenimiz altüst oldu. 4 aydır ailemiz ayrı,babamız Ankara'da idi. Alp hatta ilk defa benden ayrı kaldı. Ankara'da babaannesiyle kaldı. Ben de hep keşke ev hanımı olsaydım diye kolaya kaçmayı düşündüm. Ama bence de inan ki çocuklarımız için en iyisi bu. İleride oğlumun doktor bir annesi olduğunu düşünüp daha doğrusu hem doktor hem anne olabildiğim için benimle gurur duyacağını ve onun benden de daha iyi yerlere geleceğini umuyorum. Senin gibi ben oğlum evde ateşliyken ve çok hastayken poliklinikte oğlum kadar bile hasta olmayan birçok çocuk muayene edip ondan ayrı olduğuma üzüldüm,onu sabahları uyandırıp paket yapıp babaannesine bıraktım,gece nöbette yanıma gelip arabayla eve döndüklerinde ağladığını görünce ben de ağladım ama herşey onun için.. Daha iyi bir eğitim!! ve öğretim!! alabilmesi için..Sanırım o benim de katkımla daha mutlu olacak..
    damla

    YanıtlayınSil
  9. Figencim duygularını ne güzel anlatmışsın..Çalışan anne olmak zor,çok farklı duygular yaşıyor insan.Ama minik kuzularımız da onlar için yollara düştüğümüzün farkındalar bence.

    Sevgiyle kal...

    Asuman

    YanıtlayınSil
  10. "İşin yarınını da düşünün, işe yaramaz bir ev kadını diye bakabilir çocuk size, anne sevgisini sıfıra indirebilir. Sizi hiç takmaz, tınmaz, bir şey bilmezsin sen havasına girer." Bir kadın bu sözleri yazıyorsa onlarca kez düşünmek gerek...Ev kadınları... hemcinsleri tarafından bile böyle tanımlanabiliyorsa ileriye dönük çocuklarınca söylenecekleri bir yana bırakın...şu an bile karşı cinse ne haklar düşmektedir...ve hiçbir kadın bu sözleri hak etmez. Annelerimiz,onların anneleri çalışıyor muydu ve bu sözleri söyleyecek çocuk zaten hiçbir özveriyi anlamayacaktır...doğası odur.Bu sözlere asla katılmıyorum...

    Sevgili Figen,yaşadıklarınız "yaşamın ta kendisi"dir.Yazılarımı okuyorsunuz ve sıklıkla yinelediğim bir cümle vardır,bilirsiniz..."bir yerlerde birileri bir şeyler yaşıyor...herkes kendi yazgısını"...bu da öyle bir şey ama sizi güçten düşürecek değil,sımsıkı sarımanıza neden olacak bir olgu olarak düşünüp,bardağın dolu tarafından bakınız.

    Çok şükür İrem iyi huylu ve sorunsuz bir bebek,eşinizi seviyorsunuz,çalışacak bir işiniz var,sağlıklısınız...gibi örneklerle çoğaltarak...

    Biraz klasik bir cümle ama gerçek "daha yolun başındasınız"...Allah sağlıklı uzun ömürler versin ve inşaalah tümüyle güzellikleri kapsasın uzuuun yolunuz.

    Öyle hemen pes etmek yok...yola devam...

    Size ve İrem'e sarılıyor,yanaklarınızdan öpüyorum.

    Sevgiyle kalın...hoşça kalın.

    YanıtlayınSil
  11. soğuk çok soğuk , ben işe gelip bilgisayarımı açıyorum , o ekrandan bana bir sürü el uzanıyor ,(irem yapıyor çok sık başını omuzuma koyar bir eliylede pat pat yapar)işte öylesi bir uzanış hepinize çok teşekkür ederim iyiki varsınız....
    sevgilerimle ...

    YanıtlayınSil

Lilypie Kids Birthday tickers